AllBlackX
Siteyi ilk açtığınızda pek bir şey beklemiyorsunuz, ama sonra görünüşüne dikkat ediyorsunuz. Gösterişli değil — sadece kendine çok güveniyor. Resimler ve kısa klipler, sanki birinin gerçekten üzerinde düşündüğü gibi, ağır bir “sanat projesi” havasında değil, ama sessiz ve kendinden emin bir şekilde. Renklerde biraz dram var, şeylerin çerçevelenme biçiminde biraz stil. Bu, sadece birkaç dakika dolaştıktan sonra fark ettiğiniz bir şey.
Tıkladıkça, bir desen görmeye başlıyorsunuz. Her parça kendi ruh haline sahip, ama bir şekilde yine de birlikte ait olduklarını hissediyorsunuz. Bazı çerçeveler keskin ve parlak, diğerleri yumuşak ve gölgeli görünüyor, neredeyse bir müzik videosundan sahneler gibi. Kameranın arkasındaki insanların, şeylerin görünümünü şekillendirmekten keyif aldığını, ressamların fırçalarla oynadığı gibi ışıkla oynadıklarını hissediyorsunuz.
Yaratıcılar — gördüğünüz yüzler — prodüksiyonun arkasında gizli hissettirmiyor. Kendi enerjilerini getiriyorlar ve platform bunu düzeltmeye çalışmıyor. Aslında buna yaslanıyor.
Navigasyon basit. Hiçbir şey yavaşlatmıyor. Hiçbir şey engel olmuyor. Sadece hareket ediyorsunuz, neredeyse düşünmeden.
Sekmeyi kapattığınızda, yer bir his bırakıyor — bir katalogda dolaşmak değil, birinin dikkatlice inşa edilmiş görsel dünyasına, bir küçük parça ile adım atmak gibi.













